150 kişi kendisini tutuyor, 0 arkadaşı var.
Bütün dünya ölüme düşer kapattığımda gözlerimi;
Açarım göz kapaklarımı ve doğar her şey yeniden.
(Sanıyorum kafamdan uydurdum seni.)
Yıldızlar vals yaparlar, kırmızı ve mavi,
Ve keyfi bir siyahlık dörtnal peşinden:
Bütün dünya ölüme düşer kapattığımda gözlerimi.
Düşledim büyüyle beni yatağa çektiğini;
Ve çılgınca öptüğünü, delice şarkı söylediğini.
(Sanıyorum kafamdan uydurdum seni.)
Devrilir gökten Tanrı, solar cehennem ateşleri:
Melek ve Şeytan’ ın adamları çeker giderken:
Bütün dünya ölüme düşer kapattığımda gözlerimi.
Hayal ettim söylediğin yoldan döneceğini,
Fakat yaşlandım, artık unuttum ismini.
(Sanıyorum kafamdan uydurdum seni.)
Bir fırtına kuşunu sevmeliydim seveceğime seni;
Hiç değilse baharda göğü şenlendirir gelirdi.
Bütün dünya ölüme düşer kapattığımda gözlerimi.
Sanıyorum kafamdan uydurdum seni
Sylvia Plath
- bilinçsiz bir şekilde bizim yazgı dediğimiz şey iki tane sinir ucunun mükemmel uyumu olabilir .
- hı-hım olabilir.
Kimi ölüler bize ne kadar yakın, yaşayanların birçoğu ne kadar da ölü !. Uğur Mumcu
• "Tehlike büyük değil", öyküde ilk satırdır.
• "Henüz vaktim var" ise, onu sonradan izler.
• Her saniye geçişte büyükse de tehlike, insan şöyle bir kımıldanır, "tedbir almalıyım" der.
• Tehlike artık iyice belirmiştir. İnsan yapay bir cesaretle son bir kez toparlanır, "bir şey olmaz!" sözüyle son sığıntılığıyla sığınağına girer.
• Son evrede ise yer kalmaz yalana. İnsan çırılçıplaktır.
• "Hiçbir şey yapamam artık" , öykünün son yarım satırıdır.
Geride sadece bir ! işareti kalır.
Biz hiçbir zaman aldanmayız kendi kendimizi aldatırız. Goethe
DipNot: göze giren şemsiye açılmaz
"İnsanlığın düşüşüne radikal bir devrim fikri getirmenin ne kadar önemli olduğunu göreceğiz.
Bu kriz bir bilinç krizidir.
Öyle bir kriz ki; eski kuralları, eski şablonları, eskiden kalma gelenekleri artık kabul etmiyor.
Ve, dünyanın bugünkü haline bakınca, bunca sefalet, çatışma, yıkıcı zulüm, saldırganlık vesaire..
İnsanlık hala eskiden olduğu gibi.
Hala zalim, can yakan, saldırgan, aç gözlü, rekabetçi ve inşa ettiği toplum da bu değerler üzerine kurulu!"
"Bütün bu tartışmalarda ve konuşmalarda yapmaya çalıştığımız, beyinlerde radikal bir değişim sağlayamazsak ne olacağını görmektir.
Her şeyi olduğu gibi kabul etmemek için.
Fakat onları anlamak için, içinde olmak için, incelemek için, bütün kalbinizi ve beyninizi, sahip olduğunuz her şeyinizi, keşfetmeye verin.
Farkı yaşamanın bir yolu.
Fakat sadece size bağlı ve asla bir başkasına değil. Çünkü burada öğretmen yok, öğrenci yok, lider yok, yol gösterici yok, efendi yok, kurtarıcı yok.
Kendiniz için, öğretmensiniz ve öğrencisiniz, efendi, yol gösterici lider sizsiniz.
Siz her şeysiniz!
Ve anlamak değişimdir."
İtalya' da gemiler devrilir ve kaptan kaçar..
Ülke gençleri, gerçekleri tutuklanır..
M. A. Birand "-kar yağıyor; kimsenin şeyinde değil" der.
vesaire!
İçgüdü : Organizmayı o türe özgü olan bir amaca sürükleyen hareket eğilimi.
Refleks: Bir uyartıya verilen ani cevap ya da alınan uyartı sonucunda meydane gelen ani dürtü, beyne iletilmeksizin verilen cevap.
Duygu : Belirli nesne, olay ve bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim. Başka bir deyişle bir izlenimdir, izdir. Değendir, dokunandır içimize, kişiye.. Netleştiği üzere; izlenimin kendinde olan değildir henüz duygu denilen, dokunduğu yerde oluşandır. Ona tanımını veren, bizde olandır, bizdekidir..
"Bir insandan nefret edip ona kin duyuyorsak, aslında onun şahsında kendi içinizdeki bir şeyden nefret ediyor, buna kin duyuyoruz demektir. Kendimizde var olmayan bir şey bizi kızdırmaz."
üyesi olduğu bir topluluk yok